Sigarayı bırakanlarda kanser riski nasıl düşüyor?

Prof. Dr. Adnan Sayar, sigara kullanımının akciğer kanseri üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, sigarayı bırakmanın riskleri ciddi şekilde azalttığını vurguladı.

Sigara kullanımı ile akciğer kanseri arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çeken Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Adnan Sayar, özellikle yoğun sigara içiminin ölümcül sonuçlara yol açabileceğini belirtti. “Türkiye’de ve dünyada günde 2 paketten fazla sigara içen her 7 kişiden biri akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitiriyor. Ancak burada önemli bir detay var; sigara bırakıldığında risk azalmaya başlıyor ve zamanla bu olumsuz etkiler büyük ölçüde kayboluyor,” dedi.

Sigaraya hiç başlamamanın en iyi koruma yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sayar, yine de bırakmanın, kanser riskini azaltmada ciddi fayda sağladığını dile getirdi. Sayar, akciğer kanserinden korunmak için uygulanabilecek 7 önemli yöntemi şöyle sıraladı:

Öncelikle, hastalığın nedeninin iyi anlaşılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Sayar, akciğer kanserinin en önemli tetikleyicisinin sigara ve tütün mamulleri olduğunu söyledi. Sigara içen bireylerde, içmeyenlere kıyasla kanser gelişme riskinin 10 kattan daha fazla olduğuna dikkat çekti.

Pasif içiciliğin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sayar, “Sigara dumanına maruz kalan kişilerde de benzer şekilde risk artıyor. Özellikle kapalı ortamlarda sigara içilmesi, bu riski katbekat artırıyor. Bu nedenle çocukluk çağından itibaren bireyleri sigara dumanından uzak tutmak gerekiyor,” diye konuştu.

Sigaranın etkisinin doza bağlı olduğuna dikkat çeken Sayar, “Ne kadar erken yaşta başlanırsa, ne kadar uzun süre ve fazla miktarda içilirse risk o kadar büyüyor. Ancak burada tekrar vurgulamak gerekir ki; sigara bırakıldığında bu risk düşüyor,” dedi.

Akciğer kanserinin yalnızca sigaradan kaynaklanmadığını, bazı çevresel etkenlerin de rol oynadığını hatırlatan Sayar, radon gazının da bu hastalığa neden olabileceğini ifade etti. Toprak ve kayalardan ortama sızan radon gazının özellikle havalandırması yetersiz bodrum katlar gibi yerlerde birikebildiğine değindi. Bu nedenle ortamların iyi havalandırılması ve zemindeki çatlakların kapatılması gerektiğini vurguladı.

Ayrıca, aile öyküsünün de önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Sayar, “Ailede özellikle birinci derece yakınlarda akciğer kanseri öyküsü varsa, kişinin düzenli göğüs hastalıkları muayenesi yaptırması hayati önem taşır. Bu şekilde hastalık erken tespit edilerek tedaviye erkenden başlanabilir,” diyerek sözlerini tamamladı.

Karaköse Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme